Join for FREE | Take the Tour Lost Password?
[x]

deviantART

 

09-09-09

Tue Sep 8, 2009, 11:13 AM
BAŞLADI....

  • Mood: Delighted
  • Listening to: Amethystium
  • Playing: ney
  • Eating: chinese food
  • Drinking: su

Alindan opulesi....

Tue Sep 1, 2009, 1:47 AM
.....Geçenlerde sevginin, aşkın hiç bir bağa sahip olmadığını söyledik….anlıyor musunuz. Siz hep sevginin bir bağ olduğunu düşündünüz. Oysa bağ yoktur. O sizi hiçbirşeye bağlamaz. Sizi hiç bir biçime ya da hale sokmaz. Sevgi, aşk, istediğiniz herhangi bir biçimde, kim olduğunuzu olmanıza ve ifade etmenize izin verir. Aşk hiç bir bağa sahip değildir….anlıyor musunuz.

Siz birbirinizi seviyorsunuz. Başka bir insanı seviyorsunuz. Onlara aşık oluyorsunuz. Ve sonra ne yapıyorsunuz? Birbirinize bağlanıyorsunuz. Ve bunun normal ve doğal olduğunu düşünüyordunuz. Birbirinizle bağlar kuruyorsunuz. Birbirinizi kısıtlıyor ve sınırlıyorsunuz. Bu bir sevgi biçimidir, ama gerçek ruh özgürlüğü ve sevgi özgürlüğü değildir. Sevgi, bir bağa sahip değildir.

Bu yüzden, belki de kendi öykünüze derinden aşık oldunuz. Ve belki de, bu bağı şimdi bırakmak zamanıdır. Belki bu bağı bırakmanın yolu, o öyküyü Yaratan’ın siz olduğunuzu tümüyle kabul etmekten, tümüyle bedenlemekten geçiyordur, her an yarattığınızın sorumluluğunu tümüyle almaktan geçiyordur.

Bazen bunu görmenin zor olduğunu biliyoruz, çünkü siz “yaratı” dediğiniz şeyi deniyorsunuz. Siz – nasıl desek – gerçekte üflemeden, dokunmadan bir mumu söndürmeyi deniyorsunuz. Bunu zihninizle gerçekleştirmeye çalışıyorsunuz ve mücadele ediyorsunuz, ve zorluyorsunuz. Ve sonra da geri düşü;p, “Ben Yaratıcı olamam. Tobias’ın neden öyle olduğumu söyleyip durduğunu anlamıyorum” diyorsunuz......

  • Mood: Approval
  • Listening to: Amar Nath
  • Reading: crimson circle
  • Playing: Violin
  • Eating: ballı cornflakes...
  • Drinking: su

!!!

Wed Aug 26, 2009, 12:51 PM
Çok sabırsızım çok!!!!

  • Mood: Excited
  • Listening to: orient expressions
  • Reading: crimson circle
  • Playing: "Ney"
  • Eating: chinese food
  • Drinking: su

P.S

Tue Jul 14, 2009, 1:00 AM
I'm leaving for a while...

  • Mood: Zeal
  • Listening to: M-seven
  • Reading: crimson circle
  • Watching: true blood
  • Drinking: türk kahvesi

from crimson circle

Sun Jul 12, 2009, 12:19 PM
(....)TOBIAS: Ego aslında guzel bir seydir. Ego, aslında “Ben gidiyorum” ya da “ilerliyorum” ya da “ifade ediyorum” anlamına gelir. Ego, nihayetinde, sana hizmet için orada bulunan vechelerin yaratımıyla ilgilidir. Ama dengeden cıkmıs bir ego, vechenin ustat olduğuna inandıgı, orneğin insanlık vechesinin yonetimi ele alarak herseyin bu olduguna inandıgı bir egodur.

O, aslında yalnızca bir veche olduğunu bilir. (Tobias parmagını şaklatır) Böyle yok olabileceğini bilir. O nedenle de büyük bir korku içinde yaşar, ve kendini şişirerek o korkudan saklanmaya çalışır. Sürekli kendini şişirmek zorundadır ve işte bizim dengeden-çıkmış bir ego dediğimiz şey budur. Aslında olduğundan çok daha fazlasıymış gibi davranmak zorundadır. Gerçek bir sevgi ya da onur temeline sahip değildir. Kendi beslenmesini, başka insanlardan enerji çalarak sürdürmek zorundadır – yani başka insanların ona tapması ya da ondan korkması ya da adına her ne diyorsanız. O, hatalı ya da dengesiz bir veçhedir. Bu, egonun olumsuz tanımıdır. Ama her birinizin özünde, egonun anlamı, sadece kendinizi türlü yollardan ya da veçheler yoluyla ifade ederken, tamamen de bütünleşmiş halde kalmanız, veçhelerin yaratanı olduğunuzu anlamanızdır.

En büyük veçhe yaratıcılarından biri de belki Adamus Saint Germain’dir, çünkü o, bunun tümünün yalnızca bir oyun olduğunu bilir. Hepsi bir roldür, ama o, kim olduğunu hep bilir. Merkezinin ya da ruhunun nerede olduğunu hep bilir. O yüzden de zaman zaman kibirli ve havalı bir ahmak gibi çıkar önünüze… o gitti bu arada. (izleyicilerden ve Tobias’tan gelen kahkahalar) Bu türden bir veçhe yaratır, ama varlığında kim olduğunu hep bilir. O bir aktördür ve eğlenir, ama o rolün içinde asla kaybolmaz.

Böylece ego – onu nasıl kullanmak istediğine bağlıdır. Nasıl genişlemek ya da yaratmak istediğine bağlıdır. Bu veçhelerin yönetimi ele geçirmesini istiyor musun? Akıl hastalarının tımarhaneyi yönetmesini istiyor musun? Yoksa, yaptığın herşeyin, söylediğin herşeyin ve olduğun herşeyin sorumluluğunu alı;p sahiplenmek mi istiyorsun? Teşekkür ederiz(.....)

  • Mood: Zeal
  • Listening to: M-seven
  • Reading: crimson circle
  • Watching: true blood
  • Drinking: türk kahvesi

Sponsored By Ninja Assassin

Journal History

Site Map