(....)TOBIAS: Ego aslında guzel bir seydir. Ego, aslında Ben gidiyorum ya da ilerliyorum ya da ifade ediyorum anlamına gelir. Ego, nihayetinde, sana hizmet için orada bulunan vechelerin yaratımıyla ilgilidir. Ama dengeden cıkmıs bir ego, vechenin ustat olduğuna inandıgı, orneğin insanlık vechesinin yonetimi ele alarak herseyin bu olduguna inandıgı bir egodur.
O, aslında yalnızca bir veche olduğunu bilir. (Tobias parmagını şaklatır) Böyle yok olabileceğini bilir. O nedenle de büyük bir korku içinde yaşar, ve kendini şişirerek o korkudan saklanmaya çalışır. Sürekli kendini şişirmek zorundadır ve işte bizim dengeden-çıkmış bir ego dediğimiz şey budur. Aslında olduğundan çok daha fazlasıymış gibi davranmak zorundadır. Gerçek bir sevgi ya da onur temeline sahip değildir. Kendi beslenmesini, başka insanlardan enerji çalarak sürdürmek zorundadır yani başka insanların ona tapması ya da ondan korkması ya da adına her ne diyorsanız. O, hatalı ya da dengesiz bir veçhedir. Bu, egonun olumsuz tanımıdır. Ama her birinizin özünde, egonun anlamı, sadece kendinizi türlü yollardan ya da veçheler yoluyla ifade ederken, tamamen de bütünleşmiş halde kalmanız, veçhelerin yaratanı olduğunuzu anlamanızdır.
En büyük veçhe yaratıcılarından biri de belki Adamus Saint Germaindir, çünkü o, bunun tümünün yalnızca bir oyun olduğunu bilir. Hepsi bir roldür, ama o, kim olduğunu hep bilir. Merkezinin ya da ruhunun nerede olduğunu hep bilir. O yüzden de zaman zaman kibirli ve havalı bir ahmak gibi çıkar önünüze
o gitti bu arada. (izleyicilerden ve Tobiastan gelen kahkahalar) Bu türden bir veçhe yaratır, ama varlığında kim olduğunu hep bilir. O bir aktördür ve eğlenir, ama o rolün içinde asla kaybolmaz.
Böylece ego onu nasıl kullanmak istediğine bağlıdır. Nasıl genişlemek ya da yaratmak istediğine bağlıdır. Bu veçhelerin yönetimi ele geçirmesini istiyor musun? Akıl hastalarının tımarhaneyi yönetmesini istiyor musun? Yoksa, yaptığın herşeyin, söylediğin herşeyin ve olduğun herşeyin sorumluluğunu alı

sahiplenmek mi istiyorsun? Teşekkür ederiz(.....)